Mahfiruze Ne Demek? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden İnceleme İstanbul’da her gün sokakta yürürken, bir yanda milyonlarca insanın hayatına tanıklık ediyorum. Toplu taşımada, kafelerde, iş yerlerinde birbirinden farklı hayatlar ve hikayeler birbirine karışıyor. Bu şehirde, sadece seslerin ve görüntülerin değil, kelimelerin de derin anlamları olduğunu fark ediyorum. İşte “Mahfiruze” kelimesi de bu kelimelerden biri. Belki çoğumuzun bilmediği ya da ilk kez duyduğu bir isim gibi geliyor, ama aslında toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi kavramlar açısından çok önemli bir yere sahip. Peki, Mahfiruze ne demek? Bu kelimenin anlamı, bir yanda tarihsel ve kültürel bağlamda şekillenmiş, diğer yanda toplumsal…
Yorum BırakEvin Şık Köşesi Yazılar
Miran İsmi Ermenice mi? Tarihsel Bir Perspektiften İnceleme Tarih, kelimeler ve isimler aracılığıyla toplumların kimliklerini şekillendirir. Bir ismin kökeni, yalnızca o ismi taşıyan kişiyi tanımlamakla kalmaz; aynı zamanda o ismin tarihsel, kültürel ve dilsel evrimini takip ederek bir toplumun geçmişine dair derin izler sunar. Bugün, “Miran” isminin kökenine dair tartışmalar da tam olarak bu şekilde, kültürlerin birbirine nasıl geçtiğini, toplumlar arasındaki etkileşimleri ve dilin nasıl şekillendiğini anlamamıza olanak sağlar. Ermenice olup olmadığı tartışılan “Miran” ismi, tarihsel bağlamda çok daha derin bir anlam taşır. Bu yazıda, “Miran” isminin tarihsel kökenlerini, Ermenice olup olmadığını ve toplumlar arasındaki dilsel etkileşimlerin nasıl bir kimlik…
Yorum Bırak“Ham Olur” Kavramı: Edebiyatın Yalın Duygusunu Çözümlemek Dil, her zaman insanın en güçlü ifade biçimi olmuştur. Bir kelimenin ya da bir cümlenin ardında gizlenen anlamlar, bazen yüzyıllar boyunca dillerin sınırlarını aşar, kültürlerarası geçişler yapar. Edebiyat, işte bu dilin, kelimelerin ve anlamların oyunudur. Her metin, bir yapbozun parçaları gibi birbirine dokunur, birbirini dönüştürür. İnsanlar, kelimelerle şekillendirilen dünyanın içinde var olur, duygularını, düşüncelerini ve deneyimlerini anlatırken bu kelimelerin gücünden beslenirler. Edebiyatın derinlikli gücü, okurun kendi ruh haliyle bağ kurma kapasitesine dayanır. Bir kelime, bir anlatı ya da bir tema, insanın en derin köklerine dokunarak, ona yeni bir bakış açısı sunabilir. Bu anlamda,…
Yorum Bırakİç savaşın tam ortasında tarihî ve kültürel bir merkez olan Halep şehri kimin kontrolünde? sorusu bugün sadece bir ansiklopedik bilgi değil; dünya siyaseti, güvenlik, insan hakları ve uluslararası ilişkilerin iç içe geçtiği dinamik bir olgudur. Bu yazıda sadece güncel kontrol durumunu aktarmakla kalmayacak; olayın arka planına, farklı aktörlerin rollerine ve öğrenme sürecimizin ne anlama geldiğine dair pedagojik bir çerçeve kuracağız. Öğrenme, bireylere bilgi yüklemek değil; karmaşık olguları sorgulamak, tarafları anlamak ve kendi zihinsel modellerimizi geliştirmektir. Halep’in Kontrolü: Bir Anlık Durum Değil Süreç Suriye’nin en büyük ikinci kenti olan Halep, uzun süredir devam eden iç savaşta kritik bir mihenk taşı oldu.…
Yorum BırakTenezzüh Etmek Nedir? Pedagojik Bir Bakış Giriş: Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Hayatımızdaki en kıymetli anlar, bazen ders çalışırken, bazen bir fikir üzerine derin derin düşünürken, bazen de bir bakış açısını değiştirdiğimizde şekillenir. Öğrenme, insanın düşünsel, duygusal ve toplumsal gelişiminde kilit rol oynar. Eğitim sadece bilgi aktarmaktan çok, insanın potansiyelini keşfetmesi ve dünyayı daha derin bir şekilde kavrayabilmesi için bir araçtır. Bu süreç, kişiyi sadece bilgiyle donatmaz, aynı zamanda ona bir dünya görüşü, bir değerler sistemi ve sosyal bir bağ kurma fırsatı sunar. Bugün, öğretim yöntemleri, öğrenme stilleri ve teknolojinin eğitime etkisi üzerine sayısız fikir ve araştırma ortaya konmuşken, bir kavram hâlâ…
Yorum BırakMısır Kabız Yapar Mı? Psikolojik Bir Bakış Açısı Yemeklerin bedenimiz üzerindeki etkilerini tartışırken, çoğumuz fiziksel belirtileri göz önünde bulundururuz. Ancak, yediklerimizin yalnızca fiziksel sağlığımızı değil, psikolojik sağlığımızı da nasıl etkilediği üzerine pek fazla düşünmeyiz. Gıda ve psikoloji arasındaki ilişki, beynimizin işleyişini, duygusal durumlarımızı ve sosyal etkileşimlerimizi derinden şekillendirir. Peki, mısır gibi yaygın bir gıda maddesi gerçekten kabızlık yapar mı? Bu soruya yanıt ararken, yalnızca mısırın fiziksel etkilerini değil, aynı zamanda beynimizde nasıl bir tepki oluşturduğunu da incelememiz gerektiğini düşünüyorum. Mısırın sindirimi ve vücutta nasıl işlendiği ile ilgili bilgiye sahip olmak önemlidir, ancak bu basit biyolojik sorudan daha derinlere inmeye çalışalım:…
Yorum BırakBakteriyofaj ve Siyaset: Güç, Kontrol ve Toplumsal Düzen Bakteriyofaj, bakteri hücrelerini enfekte eden ve onları öldüren virüslerdir. Ancak, biyolojik bir kavramın derinliklerine inmeye başlamadan önce, bu tür mikroorganizmalara dair olan algımızı daha geniş bir siyasal çerçeveye yerleştirmenin, iktidarın, kontrolün ve toplumsal düzenin kavranması açısından ne kadar anlamlı olduğunu düşünmek faydalı olacaktır. Bakteriyofajlar, tıpkı siyasal yapıların kontrol mekanizmaları gibi, belirli bir yapıyı etkileyip onu kendi amaçlarına göre şekillendirebilirler. Siyaset biliminde, iktidarın pekiştirilmesi, toplumsal düzenin korunması ve kurumların işleyişi gibi konular, benzer şekilde bakteriyofajların nasıl işlediği ve toplumdaki güç ilişkilerine nasıl etki ettiği üzerinden tartışılabilir. Demokrasi, katılım, meşruiyet ve ideolojiler gibi kavramlar,…
Yorum BırakAllaha Küfür Edenin Nikahı Düşer Mi? Bir Siyasal Analiz Üzerine Derinlemesine Bir İnceleme Toplumsal düzen, her toplumda farklı dinamiklerle şekillenir. Bu düzenin dayandığı ideolojiler, kurumlar ve değerler, bireylerin özgürlükleri ile toplumsal kurallar arasında dengeler oluşturur. Herhangi bir ideolojik çatışma veya ahlaki sorunun ele alındığı bir durumda, “katılım” ve “meşruiyet” gibi kavramlar, bu dengeyi tartışmaya açar. İnsanlar sadece toplumsal kurallar tarafından değil, aynı zamanda bu kuralların meşruiyetini sorgulayarak da yönlendirilirler. Bir kişinin inançları ve bu inançların toplumsal yansıması, doğrudan iktidarın ve kurumların egemenliğine bağlıdır. Peki ya bu sınırlar, kutsal değerlere ve dini inançlara dayanıyorsa? Örneğin, “Allaha küfür edenin nikahı düşer mi?”…
Yorum BırakAllah’ı Övmeye Ne Denir? Edebiyatın Dilinde Hamd, Sena ve Kelimelerin Işığı Kelimeler bazen bir köprü, bazen bir sığınak, bazen de insan ruhunun en derin yankısıdır. Anlatılar, yalnızca olayları aktarmak için değil; duyguyu dönüştürmek, inancı şekillendirmek, görünmeyeni görünür kılmak için vardır. İnsan, varoluş karşısındaki hayretini çoğu zaman sözcüklerle taşır: bir şiirle, bir dua cümlesiyle, bir yakarışla… İşte bu yüzden “Allah’ı övmeye ne denir?” sorusu yalnızca bir dini terimi değil, edebiyatın da en kadim temalarından birini işaret eder: yüceliği dile getirme ihtiyacı. Bu yazıda, Allah’ı övmenin adlarını ve anlam katmanlarını edebiyat perspektifinden ele alacağız. Hamd, sena, tesbih gibi kavramların yalnızca sözlük karşılıklarını…
Yorum BırakGurbetçilerin Türkiye’deki Sağlık ve Tedavi İşlemleri: Bir Anı, Bir Hikâye Annemin telefonundan gelen sesli mesajı her zaman aynı gibi gelir bana. Ama o gün biraz farklıydı. Yüzümde bir gülümseme belirirken, birden içimi garip bir tedirginlik kapladı. “Oğlum, babanın tansiyonu biraz yükseldi, sanırım doktora gitmesi gerek.” dedikten sonra telefonu kapatmıştı. O an, o sesin içindeki hüzünle karışan endişe duygusu beni fazlasıyla etkiledi. Annem, her zaman daha sakin, daha kontrollü olurdu. Ama o gün hissettikleri her şeyin derinliğiyle, bana hayatımda belki de en önemli görevimle geliyordu: Babamı hastaneye götürmek. Hangi hastaneye? Nerede? Hangi doktor? Türkiye’deki sağlık sistemine bir yabancı gibi girmeye karar…
Yorum Bırak