Mermerde Küpeşte Ne Anlama Gelir? Bir Taşın İçinde Saklı Kalan Hatıram
Bugünkü rehber içeriğimizde “Mermerde küpeşte ne anlama gelir” hakkında bilinmesi gereken temel detayları aktarıyoruz.
Kayseri’de yaşadığım küçük evimin penceresinden Erciyes’e bakarak yazıyorum bugün bu satırları. Yirmi beş yaşındayım ve yıllardır tuttuğum günlüklerimin arasında kaybolmayı seviyorum. Bazen eski bir sayfayı açtığımda, o gün hissettiğim heyecanı, kırgınlığı ya da umudu yeniden yaşıyorum. İnsan bazı anıları unutacağını sanıyor ama aslında bazı detaylar kalbin bir köşesinde sessizce yaşamaya devam ediyor.
Benim için o detaylardan biri de mermer oldu. Daha doğrusu, mermerde gördüğüm bir kelimeydi: küpeşte.
İlk duyduğumda kulağıma çok yabancı gelmişti. Küpeşte kelimesini genelde balkonlarda, merdivenlerde ya da korkuluklarda kullanıldığını biliyordum ama mermerle yan yana geldiğinde ne anlama geldiğini tam olarak bilmiyordum. O gün öğrendiğim şey sadece bir yapı terimi değildi. Bir evin, bir mekânın ve hatta bir ailenin hikâyesinin nasıl taşlara işleyebileceğini fark ettim.
Eski Bir Evin Yenilenme Hikâyesi
Geçen yıl dedemden kalan eski evi yenilemeye karar vermiştik. Kayseri’nin eski mahallelerinden birinde bulunan bu ev, çocukluğumun en güzel anılarını taşıyordu. Duvarlarında yılların izleri, kapılarında eski zamanların kokusu vardı.
Evin merdivenlerini hatırlıyorum. Küçükken o basamaklardan koşarak iner, dedemin “yavaş ol oğlum, düşeceksin” dediğini duyardım. O zamanlar merdivenin yanında duran taş korkuluğun ne kadar önemli olduğunu hiç düşünmezdim.
Yıllar sonra aynı yere yetişkin biri olarak baktığımda içimde garip bir duygu oluştu. Hem heyecanlıydım hem de biraz hüzünlüydüm. Çünkü evi yenilerken bazı şeylerin değişeceğini biliyordum. Değişim bazen güzel olsa da geçmişten kopmak insana ağır geliyor.
Usta gelip merdivenleri incelerken bana mermerde küpeştenin ne olduğunu anlattı. Küpeşte, merdiven, balkon veya teras gibi alanlarda kullanılan korkulukların üst kısmındaki tutunma bölümüdür. İnsanların elini koyduğu, destek aldığı ve güvenli hareket etmesini sağlayan bölümdür. Mermer küpeşte ise bu bölümün mermer malzemeden yapılmış halidir.
O an uzun uzun o taş parçaya baktım.
Basit bir yapı detayı gibi görünüyordu ama aslında yıllardır o evde yaşayan insanların ellerinin değdiği, yaşanmışlıkların dokunduğu bir parçaydı.
Mermer Küpeştenin Sessiz Anlattıkları
Bazen bazı eşyaların dili olduğunu düşünüyorum. İnsan konuşur, anlatır, unutur. Ama taşlar sessizce bekler ve gördüklerini saklar.
O eski mermer küpeşte de benim için böyleydi.
Dedemin eli yıllarca o küpeşteye tutunmuştu. Annem genç bir kızken o merdivenlerden çıkmıştı. Ben çocukken korkmadan koşabilmek için elimle o mermer yüzeye dayanmıştım.
Yenileme sırasında ustanın “Bunu değiştirelim, daha modern bir şey yapalım” demesi beni düşündürdü.
İçimde büyük bir kararsızlık oluştu. Bir yanım evin daha güzel görünmesini istiyordu. Diğer yanım ise geçmişin küçük bir parçasının kaybolmasından korkuyordu.
Açıkçası o anda hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü bazı insanların sadece eski bir taş olarak gördüğü şey, benim için koca bir geçmişti.
Küpeşte benim gözümde artık sadece bir mermer parçası değildi. O, ailemin sessiz bir tanığıydı.
Bir Mermer Parçasından Daha Fazlası
O akşam günlüğüme uzun bir yazı yazdım. Sayfanın başına “Bazı şeyleri neden korumak isteriz?” diye not düştüm.
Gerçekten de düşündüğüm konu buydu.
Bir insan neden eski bir kapıyı, eski bir sandalyeyi veya yıllanmış bir merdiveni saklamak ister?
Sanırım cevap basit. Çünkü o eşyalar bize kim olduğumuzu hatırlatır.
Modern evlerde her şey daha düzenli, daha parlak ve daha yeni olabilir. Ama bazen yeni olan her şey sıcak hissettirmiyor. Bazı eski detaylarda insanın içine dokunan bir samimiyet oluyor.
Mermer küpeşte de böyle bir detaydı.
Soğuk bir taş gibi görünmesine rağmen bana sıcak anıları hatırlatıyordu. Çünkü değerini aldığı şey mermerin kendisi değil, üzerine bırakılan hatıralardı.
Ustanın Söylediği Bir Cümle
Evi yenileyen usta yaşlı bir adamdı. Yıllardır taş işleri yaptığını söyledi. Ona neden bu kadar eski küpeşteyi korumak istediğimi anlattığımda gülümsedi.
“Evleri sadece taş ve beton ayakta tutmaz,” dedi. “İçindeki anılar da tutar.”
Bu cümle o kadar içime işledi ki günlüğüme hemen yazdım.
Bazen hayatımızda küçük görünen cümleler büyük izler bırakıyor. O gün ustanın söylediği söz bana sadece mermer küpeşteyi değil, hayatımdaki birçok şeyi farklı gözle görmeyi öğretti.
Değişimle Barışmayı Öğrenmek
Sonunda eski mermer küpeşteyi tamamen kaldırmadık. Bir kısmını koruyarak yeniledik. Taşın bazı yerleri temizlendi, parlatıldı ve tekrar kullanılabilir hale getirildi.
İlk gördüğümde çok mutlu oldum.
Çünkü geçmiş ile geleceğin bir arada yaşayabileceğini gördüm.
Eskinin tamamen yok olması gerekmiyordu. Yeniye yer açarken bazı değerleri korumak mümkündü.
Bu süreç bana kendi hayatımı da düşündürdü. İnsan da zaman içinde değişiyor. Çocukluk hayalleri, gençlik heyecanları, yaşanan kırgınlıklar ve umutlar insanı farklı birine dönüştürüyor. Ama geçmiş tamamen silinmiyor.
Tıpkı mermer küpeşte gibi.
Üzerinde yılların izleri olsa da hâlâ sağlam durabiliyor.
Mermerde Küpeşte Ne Anlama Gelir? Sadece Bir Yapı Terimi Değil
Bugün biri bana “Mermerde küpeşte ne anlama gelir?” diye sorsa, sadece teknik bir açıklama yapmam.
Evet, mermer küpeşte; merdiven, balkon veya teras gibi alanlarda kullanılan mermer korkulukların üst tutunma bölümüdür. Güvenlik sağlar, estetik görünüm kazandırır ve mekânın tamamlayıcı bir parçasıdır.
Ama benim için anlamı çok daha derindir.
Benim için mermer küpeşte; dedemin ellerinin izi, çocukluğumun heyecanı, eski evimizin kokusu ve geçmişe duyduğum bağlılıktır.
Bazen hayat bize en değerli şeylerin büyük ve gösterişli olmadığını gösteriyor. Küçük bir taş parçası bile insanın içinde yıllarca sakladığı duyguları ortaya çıkarabiliyor.
Günlüğümde Kalan Son Satırlar
Bugün hâlâ o eski evin merdivenlerinden çıkarken elim istemsizce mermer küpeşteye uzanıyor.
Her dokunduğumda geçmişten küçük bir selam almış gibi hissediyorum.
Bazen içimde bir hüzün oluyor. Çünkü zamanın geri gelmeyeceğini biliyorum. Dedemin artık o evde yürüyemeyecek olması, çocukluğumdaki günlerin geride kalması beni zaman zaman üzüyor.
Ama aynı zamanda büyük bir umut da hissediyorum.
Çünkü anılar kaybolmuyor. Onları taşıyan şeyler değişse bile, kalbimizde yaşamaya devam ediyor.
Belki de hayatın en güzel tarafı bu.
Bazı insanlar fotoğraflarda, bazıları ses kayıtlarında, bazıları ise bir mermer küpeştenin üzerinde kalıyor.
Ve biz fark etmeden, geçmişimizle bugünümüz arasında görünmez köprüler kurmaya devam ediyoruz.